HIZLI MENÜ
BEDEN VE RİTM ALGISI

John Dewey (1859-1952), günümüz toplumunu, özellikle de eğitim felsefesini derindenetkilemiş Amerikalı bir filozoftur. Dewey’nin felsefesinde eylem ve eylemin sonucu olan deneyim önemli yer tutar.

Magee’nin de (2001, s. 306) belirttiği gibi, “pragmatik felsefede şeyler her zaman eyleyen birfailin bakış açısından görülür…..bilgi, doğası gereği faaliyete ayrılmazcasına bağlıdır.” Budüşünceye göre bilgiler, kristalleşmiş deneyimlerdir. Olayları deneyimleyen insan budeneyimlerini zihninde analiz ederek bilgi edinir. Deneyimse bedenle yapılır ve algılanır,dolayısıyla bilgi gibi durağan değil, hareketlidir. “Duyusal ya da pratik bir olay deneyimolmak için düşünce ile beslenmek zorundadır. Böylece, deneyimde “yapan” vücut ve“düşünen” zihin birleşir ve eşit önemde olur (Walker, 2007, s.7).” Böylelikle Dewey’ninbilgi kuramının Descartes gibi düşünmeye değil, deneyime dayandığı söylenebilir. Bukuramda doğru bilgiye ulaşmakta beden de zihin kadar önemlidir.

Ritim müziğin temelidir. Ritmin oluşması için karşıtlık ve bu karşıtlar arasında geçişler
olması gerekir. Güneşin doğuşu ile batışı arasındaki karşıtlık en temel ritmi oluşturur.
Müzikte ritim, güçlü vuruşlar ile zayıf vuruşların tekrarından oluşur.

Okul öncesi dönemde alınan vemüzik eğitiminin bir parçası olan beden ve ritim algısı ile çocukta müziğe bedeniyle uyum sağlama yeteneği gelişir.